Yapay Zekada Etik-Ahlak Tartışması. O Ne ki?
Son aylarda yapay zeka ile ilgili hukuksal gelişmelerde esen ve sürekli yön değiştiren rüzgarlar kafa karışıklığı yaratıyor. Teknoloji ise baş döndürücü hızla ilerliyor. GPT-5 çıktı. Bu modelin yapay genel zekaya giden yoldaki önemli adımlardan biri olduğunu Sam Altman açıklamıştı.
Yapay genel zekaya ulaşmak için sessiz sedasız, fiziksel dünyayı ve fiziğin kurallarını anlamaya yönelik eğitilen modeller ise yeterli popülerlik seviyesine ulaşmasa da çok önemli gelişmeler. Kuantum hesaplama tarafındaki devrim niteliğindeki yenilikleri saymıyorum bile.
Teknoloji ve hukuk tarafıyla ilgili haberler havada uçuşuyor. Birini okumayı bitirmeden bir diğeri çıkıyor.
Peki etik? Ya ahlak?
Ne alakası mı var? Hukuksal düzenlemelerden ayrı tutulabilir mi? Ya da birlikte ele alınabilir mi? Veya bu iki konudaki gri alanlar netleşmeden ulaşılacak yapay genel zekaya güvenilebilir mi?
Önce kelime anlamlarına bakalım
Düşük dozdan başlayıp arttırarak ilerleyelim. Bir kişinin ya da toplumun ve hatta zaman dilimine de bağlı olarak doğru–yanlış, iyi–kötü diye benimsediği kurallar ve değerler bütününe, yaşayan örf, adet, dini veya kültürel normlara “ahlak” diyoruz. “Etik” ise bu ahlaki kuralları sistemli biçimde inceleyen, temellendiren ve eleştiren felsefi disiplin.
Birbiriyle çok paralel sonuçlar üreteceği hissine kapılıyoruz, değil mi? Şu örneğe bakalım: bir kültürde hediyeyi reddetmek ahlak kurallarına göre ayıp sayılabilir. Ancak etik açıdan bakıldığında, hediye çıkar çatışması doğuruyorsa kabul etmemek daha doğrudur.
Yani her iki kavramın çıktıları birbiriyle çelişebilir.
Yapay zeka etiği derken ne anlıyoruz?
Merkeze “insana fayda”yı yerleştirmek mi, yoksa “insanlığa” ya da “kurumlara” faydayı mı? Aynı şey mi? Bence değil.
Yapay zeka olmadan önce verdiği kararlar ahlaki normlar çerçevesinde tutarlı sayılabilecekken, kararları ve uygulamayı yapay zekaya bıraktığında kendi veya içinde bulunduğu toplumun ahlaki değerlerine zıt sonuçlar elde eden hiç kimse etik konusunu “insana fayda” kapsamında kabul etmeyecek. Otonom sürüşten yapay genel zekaya kadar geniş bir yelpazede ciddi bir sorun bu.
Uzun lafın kısası: GPT-5 ile birlikte alevlenen, yapay genel zekaya bir adım daha yaklaştığımızın açıklandığı (ki belli bir seviyede zaten var olduğuna ama açıklanmadığına inananlardanım) ve bundan heyecan duyduğumuz bugünlerde, bu gri alanlardan dolayı heyecandan daha çok duymamız gereken bir “endişe” duygusu daha mı var acaba?
“Sorumlu yapay zeka” kavramı net bir şekilde ele alınmadan varılacak hedef, hayal kırıklıklarıyla dolu olacak.
Bunları, kendini “yapay zeka meraklısı” diye tarif eden birinden duyuyorsunuz. Ve buna gerçekten inanan bir yapay zeka meraklısından.
← Tüm yazılar